Alıveriş merkezleri dikkat çekici bir gerçek. İstinyepark İzmir ise alışveriş merkezleri içindeki en önemlisi ve etkili bir marka. Benzerlerinin içinden kendine özgü birçok özelliğiyle ayrılıyor. Birçok marka ürün İstinyepark’ta mağaza edinmek için ciddi yatırımlar yapıyor.

İstinyepark İzmir peyzajı için görüşmelere başladığımızda tahayyülümüzde yer eden en önemli soru şuydu. ‘Bir alışveriş merkezinin yakınına veya girişine kadar gelen insanlar binanın içine girmeye, orayı gezmeye nasıl teşvik edilir.’ Çünkü peyzaj deyince pek çok insanda daha çok bahçeye dair bir fotoğraf canlanır. Bahçe-park peyzajının esası insanları bahçede vakit geçirmeye yönlendirir.
İç mekanların peyzajı ise ayrıntılarda kalır. Zira bu projede iç mekâna girebilmek için önce ana binayı çevreleyen oldukça geniş bir peyzaj alanını geçerek ön bahçeye gelmeniz gerekiyor. Zira İstinyepark / İzmir’in peyzajı ana binayı çevreleyen yolları ve çevresini, bir semt garajını, refüjleri ve şevleri de kapsıyordu.
Yani İstinyepark Alışveriş Merkezi’nin çevresinde yeşil bir aks oluşuyor, böylece yeşil aksın içinden geçerek girişteki bahçeye ulaşmanız gerekiyordu. Elbette yeşil dokunun yoğunluğunun içeriye çağırıcı bir özelliği vardı ve biz bu özelliği daha fazla etkin ve yönlendirici hali getirmeliydik.

İstinyepark İzmir için peyzaj mimarlarımız birden fazla proje çizdi… Her tasarım ve projelendirme deneyimi biraz yorucu olmakla birlikte bizim bakış açımızı zenginleştirdi ve karar vermek için gerekli olan estetik seçimlerimizi sadeleştirdi.

Çünkü İstinyepark İzmir’e kentin farklı noktalarından ulaşmak nerdeyse mükemmele yakındı. Zira İzmir-Üçkuyular Metro çıkışı, yine İzmir içi ulaşımı destekleyen toprak seviyesinin altındaki bir semt garajı ve İzmir Sahili’ni dolaşan tramvayın son durağının buluştuğu bir kavşaktaydı. Bu erişim avantajını destekleyen ve içeriye çağıran bir unsurlar neler olabilirdi? Bu soruyu sorduğumuzda cevaplar tek tek ortaya çıkmaya başladı.

Ekolojik seçenekler üzerine çalışıldı
Birçok seçenek konuşuldu ama bizim tercihimiz elbette ekolojik seçeneklerdi. Doğal ve ekolojik esaslı olmayan plastik unsurları değerlendirme tekliflerini tercih dışı bıraktık. Bu nedenle girişte heykel efekti yaratan İzmir çevresinde pek rastlanmayan ve oldukça dikkat çeken dört ağcı ana girişin önündeki döner kavşağa konumlandırdık.
Brachychiton rupestre (bottle tree) Şişe ağacı da denilen bu ağaç gövdesinin dikkat çekici yapısı ve karakteristik çiçekleri nedeniyle tercih etmiştik. Yine çeşitli nedenlerle yer değiştirmek zorunda kalan iki büyük zeytin ağacını tamda kaldırımın girişine uyguladık.

Hemen ardında ise iki fil (Ligustrum jonandrum’un) bir iskelet üzerine tutunmasıyla oluşmuş iki fil yer alıyordu. Bu üçlü istediğimiz ekolojik heykel efektini fazlasıyla sağlamıştı. Öte yandan bölgenin karakteristiğini sağlayan boyları küçük ama oldukça yaşlı zeytin ağaçları insanlara yol gösterecekti. Yaşlı zeytinler ön bahçeye zenginleştirdi.
Özel olarak ağaçlandırmaya dikkat edilmiş
İklimdeki değişim ve ısı artışları bize peyzajda ağaç kullanımını artırmamız gerektiğini söylerken bu çıktıyı bu projede özenle dikkate almak zorundaydık. Bir de İzmir, tarihsel dokusu itibariyle yapısal yoğunluğunun ağaçlandırmaya fazla yer bırakmadığı bir şehir gibi geldi bize.
İstinyepark-İzmir’de bu nedenle özellikle yetişmiş ağaç çeşitlerini yüksek sayılarda kullandık. Birçok türü seçenekli ve yerli yerinde kullanmak için gereğinden fazla maliyeti göze aldık. Çınarlar ile binanın kütlesinin yayacağı ısıyı azaltmak ve yükleme bölümündeki hareketi kamufle etmek istedik. Zamanla devasa çınarların gölgesinin çok etkili olacağını hayal ettik.
Alışveriş merkezini çevreleyen sağ ve sol akslarda ön bahçedeki çınarlar gibi yola fazla sarkmayacak türleri düşündük. Bu nedenle ana girişe göre sağ aksta kalan kaldırımda yine yetişmiş süs armutlarını (Pyrus calleryana) kullandık. Süs armutları ilkbaharda beyaz çiçekleriyle, sonbaharda ise kızaran ve turuncuya çalın yapraklıyla çok özel bir görsellik sunacaklardı. Ve öyle de oldu…
İstinyepark Alışveriş Merkezi’nin ana girişine göre sol aksta yükleme ve araç giriş kısımlarını renkli zakkumlarla desteklerken yol refüjünde ve döner kavşaklarda palmiyeleri tercih ettik. Bu arada yine bahçe kotundan aşağıya kurulmuş semt garajının çatısını sarmaşık ve diğer bitkilerden oluşan yeşil çatıya dönüştürdük.
Dikey bahçe giriş kotu altında kalan iş yerleri için…
İstinyepark İzmir Alışveriş Merkezi’nin garaj girişi hariç ana giriş kapısıyla birlikte toplam beş girişi vardı. Ana giriş kapısı dışında ön bahçeden haraketli ve basamaklı merdivenle inilen bahçe kotunun altına inen iş yerleri için özel bir bahçe düşündük. Bu özel giriş için küçük katlı terasların her birini merdivenlerden inenler için seyirlik özel bir bahçeye dönüştürdük.
Zemin altındaki kafelerde oturan insanlara her mevsim zevkle görmek isteyecekleri renkler sunduk. Ancak asıl sorun bu bahçeyle ana girişe göre sağ tarafında oluşan derin bir betan istinat duvarıydı. Çözümü ise canlı duvardı. Oluşturduğumuz yaşayan duvar (dikey bahçe) teraslı bahçelerle birbirini bütünleyerek estetik zenginlik oluşturarak iş yerleri için cazip hale getirdi.

Yerel türler yerel bahçe
Ön bahçeyle birleşen kamusal alanlarda oluşturduğumuz oyun sahasının çevresini çalı türleriyle ve yine çiçekli ağaçlarla (Callistemon / Fırça çalısı ve Zakkumlar) çevirdik. Yine ön bahçede çiçekli ağaç türlerinin birçoğuna yer verdik. İklime uygun birbirinden farklı (Peru zakkumu- Thevetia peruviana) gibi ağaç ve çalı çeşidine yaşama alanı açtık.
Bize göre ön bahçede en dikkat çekici olan ise İzmir ve çevresinin doğal bitki örtüsü olan çalı çeşitlerini tercih etmiş olmamızdı. Bu tercih bahçenin dayanıklı, bakımını kolaylaştıran ve kalıcı olmasını sağlayan tercihlerden biriydi ve adını anmakta fayda var.
Hayıt (Vitex agnus-castus, Pistacia lentiscus) ve Myrtus çeşitleri gibi. Ön bahçede ana girişe yönlendiren yürüyüş yollarını çevreleyen çalı çeşitleri ve çok yıllık gramineler yılın her mevsimi görsel olarak pozitif etki yaratacak türlerden seçildiler.
İç bahçeye özel…
İstinyepark İzmir Alışveriş Merkezi’nin bina içinde ve kuzey, kuzey batı ve kuzey doğu girişinden ulaşılan iç bahçe ise kendine özgü ayrı bir konseptle oluşturuldu. Renkli çalıların yani sıra Manolya ve Oya ağaçlarının karşılıkla kaldırımları doldurduğu küçük boşlukları zeytin ağaçlarının tamamladığı bütünlük oluşturduk.
Ana binayı tamamlayan daha düşük katlı binanın çatı katındaki iş yerleri tam bir çatı bahçesi içinde yer aldılar. Sarkıcılar ve zeytin ağaçları her yerden görünebiliyor ziyaretçilere kendi güzelliklerini sunuyorlardı
Ana yapının içindeki gizli bahçe
İnstinyepark İzmir’in ferah iç mekânı bize koşullara uygun büyük ağaçları değerlendirme imkanı sunuyordu. Zira dışardaki bahçeyi bütünleyen ve dışarıdan daha farklı bir bahçe duygusu oluşturan, eşyaların ve insan hareketlerinin oluşturduğu baskın karakteri yumuşatan tercihler yapmalıydık.
Böylece her kattaki boşluklarda, alışverişten yorulup soluklanmak isteyenlere sunulan dinlenme alanlarında ana çizgiler halinde yeşil ve renkli dokular oluşturduk. İç mekânda hayatlarını sürdürebilecek çiçekli ve çiçeksiz tropik, yarı tropik bitkilerle gizli bir bahçe oluşturduk…
S. Metin Karakuş
Tasarım ve uygulama: Yeşilvadi Proje ve Uygulama Merkezi
Eskizler: Peyzaj Mimarı Tolga Aydar








